Blog Açmak Kolaydır, Ama Sadakat İster
Yazmak bir heves değil; bir sadakattir.
Çünkü blog tutmak, sadece cümle kurmak değil — kendi sesine sadık kalmaktır.
Her Yazı Bir Tuğladır
İlk yazılarım okunmadı belki.
Ama ben yazdım.
Çünkü her yazı, içimde bir duvar örüyordu. Her cümle, o duvarda bir tuğlaydı.
Ve ben fark ettim ki:
Okunmasa da yazmak, insanı içeriden içeriden büyütüyordu.
Sabırla Gelen Dönüşüm
Blog yazmak, sadece bir alışkanlık değil…
Kendi iç sesini dinlemeye gönüllü olmaktır.
Kimi zaman tıkanmak, kimi zaman durmak, kimi zaman da sadece bir satırla nefes almaktır.
Bir disiplin değildir bu; bir bağlılıktır. Vazgeçmemeye kendine verdiğin söz gibidir.
Kendinle Konuşmanın En Sessiz Hali
Yazarken bazen tek okuyucun sensin.
Ama en çok da o haldesin gerçekte.
Çünkü bazı yazılar okunmak için değil — içten içe anlaşılmak için yazılır.
Ve sen kendini anladığında, dünya biraz daha az gürültülü olur.
Devam Etmek İçin Bir Adım Yeter
Her şey durduğunda bile, bir yazı yazabiliyorsan — hâlâ yol vardır demektir.
Bazen sadece bir adım…
Okuyucuya Çağrı
Sen de yazıyor musun? Ya da sadece yazmayı düşünen ama erteleyenlerden misin?
Bir cümle bile yazsan, yolculuk başlamış sayılır.
Yorumlara yaz istersen:
“Ben de buradayım.”
Bazen sadece bu kadar bile yeter, bir yolun başı olmak için.
Yazar Notu:
İlk yazımı hatırlıyorum…
O heyecanı ve “kim okuyacak ki?” kaygısını.
Yazmak sadece paylaşmak değil, aslında kendine verdiğin bir söz.
“Ben buradayım. Duyulmasam da, yazacağım.”
Bazen yazılar okunmaz, ama yine de bir yerde yankı bulur.
Eğer yazmak istiyorsan, unutma:İlk satır cesaret ister, devam etmek ise sadakat.
Bu blog, benim kendime olan sadakatim. Okuyan herkese teşekkür ederim. Yazmaya devam edeceğim, çünkü bir gün senin de kelimelerin yankı bulacak.

msaitsabuncu için bir cevap yazın Cevabı iptal et