Etiket: KişiselGelişim

  • Dışarı Çıkmakla Bitmez, Yürümeye Devam Etmek Gerekir

    Dışarı Çıkmakla Bitmez, Yürümeye Devam Etmek Gerekir

    Kapıdan çıktın.

    O ilk adımı attın.
    Belki korkarak, belki cesurca ama attın.
    Artık içeriye dönemezsin.
    Çünkü eski “sen”, o kapının ardında kaldı.

    Ama şimdi başka bir zorluk başlar:
    Yolda kalmak.
    Çünkü her yol, ilk adımla değil; devam eden adımlarla tamamlanır.


    Yol Güzeldir, Ama Kolay Değil

    İlk günler heyecan doludur.
    Ama sonra yollar uzar, yokuşlar başlar, rüzgarlar yüzüne çarpar.
    Ve sen bir an durur, şunu sorarsın:

    “Neden bu yola çıktım?”

    İşte tam o anda hatırla:
    Sen o kapıyı boşuna açmadın.
    Sen kendine yeni bir hayat kurmak için çıktın.
    Ve geri dönmek artık bir seçenek değil.


    İstikrar, Cesaretin Sessiz Kardeşidir

    Bugün yürürsün,
    Yarın belki sendeleyerek,
    Ertesi gün belki koşarak…

    Ama hep yoldasındır.
    Çünkü istikrar, büyük dönüşümlerin gizli kahramanıdır.
    Her gün bir adım,
    Her gün bir çaba,
    Ve bir gün dönüp baktığında diyeceksin:

    “İyi ki vazgeçmemişim.”


    Son Söz: Yolculuğun Seninle Güzel

    Sen bu yolda yalnız yürümüyor olabilirsin.
    Belki bir yazım sana dokundu, belki senin yazacağın bir cümle başkasına ışık olacak.

    Unutma:
    Kapıyı açmak cesaretti.
    Dışarı çıkmak karardı.
    Ama yolda kalmak… işte o gerçek dönüşümün ta kendisi.


    Okuyucuya Çağrı

    Sen en son ne zaman devam etmeyi seçtin?
    Ve seni yolda tutan şey neydi?

    Yorumlara yaz.
    Senin hikâyen, bir başka yüreğin sebebi olabilir.


    Bonus: Seninle Daha Fazla Buluşalım mı?

    Bu yazı sana ilham verdiyse — ve benzer yazıları kaçırmak istemiyorsan —
    bloguma abone olmayı unutma!

    Her yeni yazı, sana umut dolu bir pencere açabilir.
    👉 Bloguma Abone Ol
    Seninle birlikte büyümek, daha da güzel.

  • Uyanmak Yetmez, Yürümek Gerekir

    Uyanmak Yetmez, Yürümek Gerekir

    Bir sabah uyanırsın…

    Gözlerini açarsın, derin bir nefes alırsın, içinden “Artık değişeceğim” dersin.

    Güzel.

    Ama yetmez.

    Çünkü uyanmak bir başlangıçtır, ama yürümek — işte asıl dönüşüm orada başlar.

    Hayat; sadece farkında olmakla değil, o farkındalıkla adım atmakla değişir.

    Uyanan çoktur, ama yürüyen az.

    “Ben değişmek istiyorum” diyenler çok.

    Ama kalkıp ilk adımı atanlar… İşte onlar farklıdır.


    Nereye Gittiğini Bilmiyorsan Bile Yürü

    Yolun tamamını görmek zorunda değilsin.

    Bazen sadece önündeki bir karışlık mesafeyi görmek yeterlidir.

    Çünkü yürümek, sadece fiziki bir eylem değil, bir ruh halidir.

    Bir isyandır.

    Bir karardır:

    “Artık aynı yerde durmayacağım.”


    Yürürken Yorulacaksın

    Evet, yorgunluk olacak.

    Belki vazgeçmek isteyeceksin.

    Belki “Neden başladım ki?” diyeceksin.

    Ama unutma: Duran biri için yorgunluk hiç geçmez.

    Yürüyen biri içinse her adım, bir yorgunluğu geride bırakmaktır.


    Her Gün Bir Adım

    Bugün sadece bir sayfa mı yazabildin?

    Bir satır mı kodladın?

    Bir cümle mi okudun?

    Yeter.

    Çünkü bir adım, hiç hareket etmemekten sonsuz kat daha iyidir.

    “Uyanış seni başlatır. Ama yürüyüş seni değiştirir.”


    Okuyucuya Çağrı:

    Peki sen?

    Ne zaman ilk adımını attın?

    Ya da hâlâ bir şeylerin seni tutmasına izin mi veriyorsun? Yorumlara yaz.

    Belki senin adımın, bir başkasına da yürümek için cesaret verir.

  • Bir Sabah Gibi Uyandım: İçimdeki Sessiz Hayatı Uyandırmak

    Bir Sabah Gibi Uyandım: İçimdeki Sessiz Hayatı Uyandırmak

    Uzun bir sessizliğin içinden geçtim.
    Dışarıdan “yaşıyor” gibiydim…

    Ama içimde bir şeyler çoktan susmuştu.
    Her gün aynı döngü, aynı yorgunluk, aynı iç çekiş…
    Sanki ruhum bir tür bitkisel hayattaydı.

    Ama sonra, sıradan bir sabah sandığım bir anda içimde bir ses yükseldi:
    “Uyan artık… Bu hayat senin.”

    İşte o sabah, bir şeyler kıpırdadı.

    Bu yazı serisi, işte tam da bu uyanışın izlerini taşıyacak.
    Belki sen de kendi içindeki sesi duymaya başlarsın…

  • Kırıldım Ama Dağılmadım: Gerçek Güç Sessizlikte Gizlidir

    Kırıldım Ama Dağılmadım: Gerçek Güç Sessizlikte Gizlidir

    Hayat bazen öyle anlar yaşatır ki, bir kelimeye bile tahammülün kalmaz. Güçlü görünürsün… çünkü herkes seni öyle tanımıştır. Ama içten içe dağılmışsındır. Yine de kimseye belli etmezsin. Sessizce kendini toplamaya çalışırsın.


    Kırılmak, Dağılmak Değildir

    Çünkü bilirsin:

    Her kırık, dağılmak zorunda değildir.

    Bazen kırılmak, yeniden şekillenmektir. Ben de çok kez kırıldım. Ama hayallerimi, sevgimi ve umudumu dağıtmadım.


    İçimdeki Ses: “Daha Yapacak Çok Şeyin Var”

    Kırıldığımda bile içimde hep bir ses vardı:

    “Şimdi değil… Daha yapacak çok şeyin var.”

    O sesi duyan herkes bilir:
    Gerçek güç, hiç kırılmamak değil;
    Kırılıp yine de sevmeye, devam etmeye, yürümeye cesaret edebilmektir.


    Kırıklardan Öğrenmek

    Bugün hâlâ ayaktaysam, o kırıklara teşekkür ederim.
    Beni ben yapan, tam da onların içinden geçerken öğrendiklerimdi.


    💭 Okura Soru:

    Peki ya sen?

    Hiç kırıldığın halde içindeki umutları dağıtmadığın oldu mu?

    Yorumlarda paylaş, çünkü senin yaşadıkların bir başkasına ışık olabilir.

  • Yavaş Gittim Ama Vazgeçmedim

    Yavaş Gittim Ama Vazgeçmedim

    Herkesin Hızına Yetişmek Zorunda Değilsin

    Bazen çevrendeki herkes hızla ilerliyordur.

    Sen ise daha yavaş yürürsün…

    Ve bu yüzden durduğunu, geri kaldığını sanabilirsin.

    Ama aslında kendi ritmini koruyorsundur.

    Ve bu… çok kıymetlidir.


    Yorulmak İnsanidir, Ama Vazgeçmemek Güçtür

    Belki yoruldun,

    Belki kırıldın,

    Belki “Artık devam edemem” dediğin günler oldu.

    Ama yolun hâlâ orada duruyordu.

    Ve sen – her şeye rağmen – vazgeçmedin.


    Hayat Bir Yarış Değildir

    “Kimseyle yarışmıyorsun… Sadece kendi karanlığından geçip, kendi ışığına ulaşmaya çalışıyorsun.”

    Hızlı olman gerekmez.

    Görünür olman da şart değil.

    Yeter ki yolda kal.

    Çünkü yavaş giden de yol alır.


    Kendine İzin Ver: Yavaşla, Ama Vazgeçme

    Bu yolculukta bazen duraksarsın, bazen yürürsün.

    Ama hiçbir zaman tamamen bırakmazsın.

    İşte gerçek güç budur.


    Okura Soru

    Peki sen, hangi gün “Artık devam edemem” deyip yine de yoluna devam ettin?

    Yorumlarda paylaş — belki bir başkasına umut olursun.

  • Kodla Yükselen Hayat: Benim Yolculuğum

    Kodla Yükselen Hayat: Benim Yolculuğum

    Programlamaya Gönül Vermiş Bir İcra Memurunun Hikayesi

    Hayatımın bir yerinde şöyle bir cümle kurdum kendi kendime:

    “Devlet memuru olabilirim, ama hayallerim memuriyet sınırında kalmak zorunda değil.”

    Ben Mustafa Sait. SGK’da icra memuru olarak çalışıyorum. Mesleğimi severek yapıyorum. Ama içimde yıllardır kıpır kıpır bir başka tutku var: bilgisayar programcılığı.

    Nereden Nereye?

    İlk bilgisayarımda oyun oynarken başlamıştı her şey. Daha sonra kendime şu soruyu sordum:
    “Bu oyunları oynayan bensem, neden bir gün yapanı da ben olmayayım?”

    Zamanla meraklarım beni HTML, CSS ve JavaScript gibi kavramlara itti. Sonra Python, Django, React derken, artık YouTube’da eğitim videoları izlerken not defterim elimden düşmüyordu.

    Ama bir yandan sabah işe git, dosyalarla uğraş, bir yandan çocuklarla ilgilen, sonra programlama öğren… Kolay değil. Ama gerçekten istediğin bir şey varsa, fırsat yaratmayı öğreniyorsun.

    Gece 23:00’te Kod Yazmak

    Çocuklar uyuduktan sonra bilgisayarı açıp VSCode ekranına bakarken gözlerimden yaş geldiği zamanlar oldu. Yorgunluk değil bu, umut…

    Her satır kod yazdığımda, kendi geleceğimi şekillendiriyorum gibi hissediyorum. Yazılım bana sadece teknik bilgi değil, bir özgürlük hayali de veriyor.

    Bu Blog Neden Var?

    Bu blogda sadece teknik bilgiler paylaşmak değil, aynı zamanda bu yolculuğun duygusal tarafını da yazmak istiyorum. Çünkü biliyorum, benim gibi bu yola çıkan ama zaman zaman yorulan, yolunu kaybeden çok insan var.

    Bu blogda şunları bulacaksınız:

    • Kendi yazılım öğrenme sürecim
    • İş ve aile yaşamı arasında zaman yönetimi
    • Gerçek projeler, hatalar ve çözümler
    • Satranç ve yazılımın ortak noktaları
    • Kimi zaman sadece iç dökme yazıları

    Son Söz

    Ben hâlâ öğrenme yolundayım. Belki sen de bu yoldasın. Belki benden ileridesin, belki geride. Ama önemli olan aynı yolda yürümek.
    O yüzden bu blog, bir nevi yol arkadaşlığı.

    Bu yazıyı tam anlamak için önce
    👉 Kodla Tanıştım, Kendimle Buluştum yazıma göz atmanı öneririm.
    Çünkü her yükselişin arkasında, önce kendinle karşılaşmak vardır.

    Yorumlara yaz, mail at, birlikte ilerleyelim.
    Çünkü biliyorum: birlikte öğrenmek, yalnız başına ezberlemekten çok daha güçlü.

    Selam ve kod dolu günler ile…

  • Dijital Gürültü İçinde Sessiz İlerleyiş

    Dijital Gürültü İçinde Sessiz İlerleyiş

    Gürültüye Rağmen Sessizce İlerlemek


    Her şey çok hızlı.
    Herkes bir şeyler söylüyor.
    Biri “şöyle yapmalısın” diyor, öteki “başarılı olmanın yolu budur” diye bağırıyor.
    Ama ben…
    Fısıltıyla kendi yolumda ilerlemeyi seçtim.


    Dijital Gürültü İçinde Kaybolmak

    Günümüz dünyasında sesini duyurmak için bağırmak gerekiyormuş gibi geliyor insana.
    Daha çok göster, daha çok anlat, daha çok paylaş…
    Ama ben, yazmayı seçtim.
    Bağırmadan.
    Sadece söylemek istediklerimi yazarak.


    Sessiz Ama Kararlı

    Kimse beni teşvik etmese de yazıyorum.
    Her yazı milyonlarca görüntüleme almıyor.
    Ama her yazı benim içimde bir adım oluyor.
    Ben kendime ses oluyorum.
    Çünkü biliyorum: Sessizce yazılanlar, bir gün bir kalbin içinde yankılanır.


    Blog Tutmak Bu Yüzden Kıymetli

    Blog yazmak bir yarış değil, bir yürüyüştür.
    Adım adım, sessizce, sabırla…
    Ve ben her yazımda içimdeki o sakin sese daha çok kulak veriyorum.

    Gürültüye rağmen ilerlemek mümkün.
    Hatta bazen gürültü olmadan daha hızlı değil ama daha anlamlı yürüyorsun.

    Sen de belki yazmıyorsun ama düşünüyorsun.

    Bu yazının temeli, bir gün önce yazdığım
    Bir Geliştiricinin Sessiz Günü yazısında atılmıştı.
    Oradan buraya, sessizlik içinde bir ilerleyiş…


    Okuyucuya Sessiz Bir Soru:

    Sen Hangi Gürültüyü Susturmak İstiyorsun?

    Gün içinde kaç kez sadece “duymuş olmak için” bir şeye baktın?

    Kaç kez kalbinden geçen değil, senden beklenen cümleyi kurdun?

    Belki sen de bu dijital gürültüde boğuluyorsun.

    Ama içinde hâlâ sessiz bir ses var, biliyorum.

    Belki yazmak istiyor, belki sadece durmak…

    Bugün bir cümle yaz:

    Bağırmadan. Rekabet etmeden. Yalnızca kendine ait bir sesle.

    Yorumlara bırakmak istersen yaz — çünkü bazen bir kelime, bir başkasına fısıltı olur.

    Unutma:

    Sessizliğin de sesi vardır. Ve o ses, en çok ihtiyaç duyulana ulaşır.

  • Bir Geliştiricinin Sessiz Günü

    Bir Geliştiricinin Sessiz Günü

    Bugün her şey sessizdi.
    Telefon daha az çaldı, sokak daha yavaş aktı, düşünceler daha derine indi.
    Ve ben, bir geliştirici olarak sadece kod yazmadım…
    Kendimi dinledim.


    Kod Kadar Sessizlik de Gerekir

    Her gün “üretmeliyim”, “bitirmeliyim” diyen bir tarafımız var.
    Ama bazen sadece oturmak, bakmak, düşünmek gerekir.
    Bugün ekrana bakarken, satır satır değil, iç içe aktım.
    Bir satır kod yazmadan da geliştiğimi fark ettim.


    Boşluklar Kodda da Gerekli

    Bir fonksiyonu çalıştırmadan önce onu tanımlarsın.
    Hayatta da önce anlamaya, tanımaya ihtiyacın vardır.
    Bugün bir hata çözmedim.
    Ama içimdeki bazı karışıklıklar daha okunur hale geldi.
    Ve bu da bir tür debug sayılır, değil mi?


    Bağlantısızlık da Bağ Kurar

    İnterneti kapattım.
    Bildirimleri sessize aldım.
    Ve ilk kez kendimi günün içinde tam olarak hissettim.
    Geliştirici olmak demek, sürekli aktif olmak değil.
    Bazen pasif kalmak da geliştirir insanı.

    Bugün fazla bir şey yapmadım belki…
    Ama bu satırları yazabiliyorsam,
    Demek ki bir şeyler olmuş içimde.

    Her gün kod yazılmaz.
    Ama her gün kendini yazabilirsin.

    Bu sessizliğin içinde neyin büyüdüğünü merak ediyorsan,
    ➡️ Dijital Gürültü İçinde Sessiz İlerleyiş yazıma da göz atmanı öneririm.


    Okuyucuya Çağrı

    Peki ya senin sessiz günlerin nasıl geçiyor?

    Hiçbir şey yapmadığın ama kendine daha yakın hissettiğin anlar oldu mu?

    Bugün belki bir satır kod yazmadın. Belki bir proje ilerlemedi. Ama belki de içindeki bir şey büyüdü sessizce…

    Yorumlara yazabilirsin:

    Bugün senin için ne sessizdi ama anlamlıydı?

    Bazen bir cümle bile kendimizi yeniden okumamıza yeter.